Davranış Tasarımı Rehberi

Davranış tasarımı ürün geliştirme, kullanıcı deneyimi tasarlama ve pazarlama konularında davranışsal ve yaratıcı çözümler geliştirmeye yönelik bir yaklaşımı içerir.

Bu rehber en ideal çözümü sunduğunu iddia etmemektedir. Daha iyiye ulaşmak için sürekli iyileştirilebilirdir.

Giriş

Davranış tasarımı kavramından önce ele almamız gereken bir kaç temel konu olabilir. Davranış tasarımı insanın rasyonel bir varlık olmadığı ve kararlarını rasyonel şekilde almadığı varsayımından yola çıkar.

Nasıl?

İnsan olarak bilgi ve eylem arasında büyük bir boşluktayız. Sigaranın zararlarını biliyor ve kabul ediyoruz ancak bu içmeme davranışı sergilememize yetmez. Sağlıklı yaşamak için spor yapmamız veya sağlıklı beslenmemiz gerektiğini biliriz. Ama yine de soğuk bir kış günü koşuya çıkmak yerine bunu aksatır, mükemmel tatlıları görmezden gelemediğimiz için sağlıklı beslenme hayalini sonraya erteleriz.

Davranışsal yaklaşımın ne olduğuna ve sonuçlarının nasıl etkili olduğu sorulduğunda en basit ve ilginç örnek olan Amsterdam Havalimanının tuvaletlerinde uygulanan bir çalışmayı gösteririm.

Rasyonel Yaklaşım

Davranışsal yaklaşım

Amsterdam Havalimanında tuvaletlerin daha temiz tutulması amacıyla pisuarlara sinek yapıştırması yerleştiriyorlar. Daha sonrasında bu çalışma oldukça popüler hale gelerek Cass Sunstein ve Richard Thaler tarafında “Dürtme” kavramı olarak adlandırılıyor.

Rasyonel yaklaşım ile Davranışsal yaklaşımın arasındaki fark sanırım anlaşılmıştır. Bu çalışma sonrası Amsterdam Havalimanı tuvaletlerinin %50-80 oranında daha temiz kaldığı sonucuna varılmış.

Peki bu 1. görsel neden 2. çalışma kadar etkili olmuyor?

İnsanlara tuvaletleri temiz kullanıp kullanmadığını sorsak, kimse hayır ben temiz kullanmıyorum demeyecektir. Herkes yapması gerektiğini bilir. Peki buna rağmen neden Türkiye’de halka açık alanlarda kullandığımız tuvaletlerin çok büyük bir çoğunluğu temiz değil?

Çünkü bilgi davranışımızı değiştirmeye yetmiyor.

Neden?

Bu yaklaşımı daha iyi anlamak adına Jonathan Haitd’in ortaya attığı Fil ve Sürücü kavramlarına bakalım.

Kararlarımızı alırken 2 yanımız vardır. Bunlardan biri Fil diğeriyse Sürücüdür.

Sürücü bizim rasyonel yanımızı ifade eder. Mantıklı ve bilinçli yanımızdır. Karmaşık problemleri çözerken onu kullanırız.

Fil ise bizim güdüsel ve dürtüsel yanımızdır. Duygular ile hareket eder. Otomatik ve bilinçsiz süreçlerimizi gerçekleştirir.

Daha iyi algılamak adına şöyle gruplayalım.

Fil

  • Dürtüsel
  • Duygu
  • Otomatik
  • Bilinçsiz

Sürücü

  • Rasyonel
  • Mantıklı
  • Bilinçli
  • Karmaşık problemler

Temel yanılgımız Sürücünün File hükmedip yönlendirdiğini düşünmemizdir. Ancak öyle değil. Ve bu sebeple rasyonel yaklaşımlar veya salt bilgi bizim davranışımızı değiştirmemize yetmez.

Ve kararlarımızın ortalama %90’ını Fil yanımız ile gerçekleştiririz.

Günlük hayatımızda olduğu gibi ürün geliştirir, kullanıcı deneyimi tasarlar ve pazarlama yaparken de bu yanılgıya düşüyoruz.

Müşterilerimizin veya kullanıcılarımızın rasyonel tarafına seslenerek onları ikna etmeye çalışıyoruz.

Yapmamız gereken şey Sürücüyü ikna etmeye çalışmak yerine tüm şeyleri Fil’e göre tasarlamaktır. Tıpkı pisuardaki sinek gibi.

Sonraki bölüme devam et

Teşhis

Kullanıcılarınızın davranışı teşhis ederek başlayın